
Yeni yeni tanıyorum insanları ve hayat en acımasız yönlerini sanki ilk kez çıkarıyor karşıma.Her yediğim kazıkta bir adım önde devam ediyorum yoluma.Büyük sandığım kadar küçükmüşüm meğer.Ciğerlerime kadar çekmişim bu puslu havayı farkında olmadan.Artık insanların yüzlerine çok derin düşüncelerle bakıyorum.'Acaba'lar kırmızı halı olmuş;bense üzerinden sürünüp geçiyorum.Sevgi dolu sözcükler sabun köpüğü gibi görünüyor;üflüyorum,hepsi uçup gidiyor.Mutluluğu bir kahve fincanında ya da bir çikolata yudumunda ararken buluyorum kendimi.Bazen tüm siyahlar da benim oluyor sanki.Suskunluğumun ötesine geçemiyorum.Ne zaman boyalarımı elime alsam kağıdım pencereden uçup yok oluyor.Öylece bakakalıyorum.Bıkmadan yeni kağıtlar koyuyorum önüme ve sonra vazgeçiyorum hepsinden.Aniden ve hiç tereddüt etmeden.Elime tekrar boyalarımı aldığımda ise bakıyorum;zihnim bomboş.Derin bir nefes alıyorum.Etrafımdaki yalnız kalabalık içimi ürpertiyor.Sesim çıkmıyor,gözlerim görmüyor.Her şey öğretilenden öyle farklıymış ki...Aslında her şey öyle boşmuş ki...Farkındalığımın her anında büyük bir vurgun yiyorum.Acıyla da olsa yetişkinliğin harflerini tamamlamaya çalışıyorum kanun gereği.Fakat her defasında yolun sonunda gördüğüm yeşillik ben yaklaştıkça kayboluyor.Ellerimi açıyorum;çaresizim.Beni savuran rüzgarlarla hayat hızla akmaya devam ediyor.Koklamam gereken çok çiçek var,biliyorum.Ben sadece geçtiğim sokaklarda gördüklerimle yetiniyorum.Çünkü hangi dala tutunsam kırılıveriyor.Bazen geç kalınmışlığın bedelini de ödüyorum,evet.Yine de sorular hep cevapsız.Baktıkların hep görüntüden ibaret.Yollar hiçbir zaman birleşmiyor ama hep aynı doğrultuda devam ediyor.Ve seninki yalnızca onlardan biri;adımlarına bağlı...
*25/04/2009 tarihinde yazılmıştır




